İçeriğe geç

PANTEİZM VE ATEİZM’İN FARKI NEDİR?

Panteizm ve ateizm’in çıkış noktası aynıdır… Her ikisi de bir yaratıcıyı reddeder… Semavi dinlere göre her şeyin bir başlangıcı vardır… Bu yüzden evreni yaratan bir yaratıcı olmalıdır… Fakat bu kendisiyle çelişen bir düşüncedir… Eğer her şeyi yaratan bir yaratıcı olmalıysa ve her şeyin bir başlangıcı varsa, yaratıcıyı kim yarattı? Yine semavi dinler bu soruya şöyle cevap verir… Yaratıcı hep vardı ve var olmaya devam edecek, o doğmamıştır, doğurmamıştır, onun gibi hiç bir şey yoktur, o her şeydir… Eğer yaratıcıyı bu şekilde tanımlıyorsak, o zaman başı ve sonu olmayan, hep var olmuş ve var olmaya devam edecek olan, sonsuz bir şeyin varlığını kabul ediyoruz demektir… İşte semavi dinlerin Yaratıcı, Tanrı, Allah, Rab diye tanımladıkları, bu her şeyi kapsayan sonsuzluğa ateizm ve panteizm EVREN diyor… Yani ateizm ve panteizme göre; evren yaratılmadı, o hep vardı ve var olmaya devam edecek, başı ve sonu olmayan, sonsuz bir teklik… Buraya kadar hem fikirler fakat buradan sonra evrenin mekanizmasını açıklama biçimleri biraz farklı…

Panteizm kelime anlamı itibariyle tüm tanrıcılık demektir… Evren=Tanrı der… Var olan tek şey Tanrının kendisidir… Canlının en küçük yapı taşı olan DNA, o canlının bütün bilgilerini nasıl içinde barındırıyorsa ya da cansızların en küçük yapı taşı olan atom ve atom altı parçacıklar olan kuarklar, nasıl evrenin bütün bilgisini içinde saklıyorsa, tıpkı bunun gibi var olan her şey bütünün parçasıdır… En büyük en küçüğün içinde, en küçük en büyüğün içinde saklıdır… Bu yüzden kötülük ettiğinde,hem kendine hem bütüne , iyilik ettiğinde, hem kendine hem bütüne iyilik etmiş olursun… Ateizmde evrene kaos hakim olduğu düşünülürken, panteizmde evrene düzen hakimdir, fakat bu bilinçli bir düzen değildir…Bunu işleyen bir saate benzetebiliriz… Evrenin bir mekanizması vardır ve tıkır tıkır işler… Her şey olması gerektiği gibidir… Bu mekanizmanın dili ise enerjidir… Maddeyi en küçük parçalarına ayırdığımızda geriye sadece boşluk ve enerji kalır… Evren sizin ne yaptığınızla, ne yapmadığınızla ilgilenmez… Hatta yaptığınız şeyin iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış olduğuyla da ilgilenmez… O sadece sizin ne hissettiğinizle ilgilenir… Hislerimizi ise düşüncelerimiz oluşturur, düşüncelerimizi de sözlerimiz… Beyin yapısı itibariyle ne söylesen inanır, inandığı şeyleri de sana ispatlamak için çalışır… Ör; ben değerliyim dersen, sana bunu ispatlamak için çalışır, evrenle iş birliği yapar ve sana kendini değerli hissettirecek deneyimleri kendine çekersin… Ben değersizim dediğinde de bunun tam tersi olur… O yüzden güzel eylemlerde bulunmak için, güzel konuşmalı, güzel düşünmeli, güzel hissetmeli ve güzel davranmalıyız.. .Negatif enerji de saatin çarklarına çomak sokmak gibidir, saat durmaz, bozulmaz ama çomak kırılır, parçalanır… Aslında bizim iyi kötü, doğru yanlış, güzel çirkin dediğimiz herşey, evrenin dilinde pozitif ve negatiftir…

Panteistler ve ateistlere göre, doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, güzeli çirkinden ayırmak için bilince ya da bir diğer adıyla vicdana ihtiyacı vardır ve insan bu donanıma sahiptir… Ve ahlak dediğimiz kısaca ‘sana yapılmasını istemediğini başkasına yapma’ şeklinde açıkladığımız kavrama sahip olmak içinde, yine bilince ihtiyaç vardır… Değerlerimizin olması içinde tek ihtiyacımız olan bilinçtir… Bilinç doğuştan sahip olduğumuz, zamanla bilgiyle ve farkındalıkla geliştirilebilen ya da kullanmayarak, bize sunulanları sorgulamadan kabul ederek köreltilebilen, panteizme göre evrenle temasımızı sağlayan, tanrısal bir parçacıktır…
Ateizmde evrenin varoluşunun bir amacı ve anlamı yoktur…Panteizmde ise biz büyük resmi göremesek de, her şeyin bir anlam ve amacı vardır…Her iki inanış içinde ölümden sonra yaşam yoktur…Cennet bu dünya da pozitif enerjiyle dolu olmak, cehennem ise negatif enerjiyle, enerjimizin düşmesidir…

Kategori:Blog

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir